Türkiyenin Neo- Osmanılcılık politikası

Türkiyenin Neo- Osmanılcılık politikası

PAYLAŞ

Türkiyenin  güçlenmesi ve bu nedenle daha aktif bir dış politikası yani Neo-Osmanılcılık projesi uygulaması  Batı ve Rusya ile ilişkilerinnin bozulmasına neden olmuştur. Bu yeni programın temel hedeflerinden biri   Türkiyenin  onun   Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası  ve  daha önemli gibi düşünüldüğü kendine  bir güvenlik bölgesi olarak, olmadan dış politika programlarını başarısızlığa tabi olan bir ülke gördüğünden dolayı  Suriye’nin işgalidir. Zaten yeni bir Ortadoğu’nun oluşumunda  Suriyenin  önemli bir role sahip olduğundan dolayı Türkiye anlar ki, oradaki  durmun değişmesi onun için de durmun değişeceği anlamına gelir. O herhalde anlar ki,  savaş nihayet Türkiye topraklarına  girecek  ve aynı zamanda ülkedeki Kürtlerin riski ile ilişkili olduğu için savaşı  diğer bölgelere  aktarmaya çalışır. O bunu  Ermenistan-Azerbaycan sınırında Dört Gün Savaşının olduğu gibi  bu bölgelerde  savaşlar  tahrik etme  ya da sözde İslam Devleti aracılığıyla  sıcak noktalar yaratarak uluslararası toplumun dikkatini ve kaynaklarını  ülke içinde ya Suriyedeki faaliyetlerine  değil, ama bunlara  çekme yoluyla  yapıyor. Bütün bunlar göz önüne alındığında Türkiye’nin her ne pahasına olursa olsun  Suriyeyi  kontrol altına almak gerektiğini giderek daha açık hale gelir  ve burada Batı, Rusya ve İran gibi diğer ilgili tarafların  büyüyen varlığı  hafif bir deyimiyle onun hoşuna gitmiyor .  Onun histeriye düşme sebebi ancak bu  gerçek değil, ama  aynı zamanda sonucunda Türkiye’nin siyasi hesapları başarısızlığa mahkum olduğu «İslam Devleti» yenilgileri.

Türkiye bunun için çok tehlikeli ve geri dönüşü olmayan sonuçlar olacağı  kesin eylemlere gidebilir. Öncelikle  bu  Suriye konusunda Türkiyenin hala başarıları olmayan karşı İslam dünyasında yeni tutkular uyandırmaya  çalıştığı  Batı-Rusya işbirliğine katkı sağlayacak. İkincisi, hangi  bir sır değil, nihayet Türkiye’yi ve Türk halkını  bölerek  Türkiye için ciddi sorunlar yaratabileceği Rusya ve Batı  tarafından Türkiye’ye karşılık olarak Kürt faktörünün kullanılabilme eğilimi. Diğer bir deyişle eğer Türkiye Suriyede ciddi bir askeri eyleme giderse iç savaşına ve belki de devrimine hazır olmalıdır.

Karen Sirunyan

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK